2026 yılının ilk ayını geride bırakırken, Ankara kulislerinde tek bir soru yankılanıyor: “Türkiye bir erken seçime mi gidiyor?” Ekonomi yönetiminin attığı adımların ardından, muhalefet blokunun geçim seçim sloganıyla başlattığı kampanya, iktidar kanadının reform süreci söylemiyle karşılaşıyor. Bugün itibarıyla meclis aritmetiği ve kamuoyu araştırmaları, siyasi partileri yeni stratejiler belirlemeye zorluyor.
Meclis Koridorlarında Seçim Matematiği
Anayasa uyarınca erken seçim kararı alınabilmesi için gereken 360 milletvekili oyu, şu anki tabloda hiçbir blokun tek başına ulaşamayacağı bir rakam. Ancak, 2026 bütçe görüşmelerinin ardından bazı küçük partilerin ve bağımsız milletvekillerinin üçüncü bir yol arayışına girmesi, dengeleri değiştirebilir. Kulislerde, bahar aylarında yapılacak bir anayasa değişikliği referandumu ile seçim sandığının birleştirilmesi ihtimali en çok konuşulan senaryolar arasında.
İttifaklar Genişliyor mu, Dağılıyor mu?
2026 yılı, mevcut ittifakların dayanıklılık testi yılı oluyor. İktidar kanadında istikrar vurgusu ön plandayken, muhalefet cephesinde ortak aday tartışmalarının yerini yerel yönetimlerle eşgüdüm stratejisi almış durumda. Özellikle yeni kurulan ve yüzde 2-3 bandında oyu olduğu tahmin edilen partilerin, hangi ittifaka meyledeceği 2026 genel seçimlerinin veya bir erken seçimin kaderini tayin edecek.

Türkiye, 2026 yılını siyasi bir satranç tahtası gibi yaşıyor. Seçmen için en büyük kriter ekonomik iyileşme olurken, partiler için doğru ittifak hayatta kalma meselesine dönüştü. Sitenizdeki bu içerik, siyasi analiz meraklılarını kendisine çekecektir.
