Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 22 Ocak’ta gerçekleştirdiği yılın ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini 100 baz puan indirerek %37 seviyesine çekmişti. Bugün (29 Ocak 2026) yayımlanan toplantı özeti ise piyasalara çok daha derin mesajlar verdi. Yatırımcıların merakla beklediği soru şu: Bu indirim bir serinin başlangıcı mı, yoksa dezenflasyon sürecinde temkinli bir adım mı?
Hizmet Enflasyonunda Atalet
Merkez Bankası’nın bugün yayımladığı metinde, dezenflasyon sürecinin beklentilerle uyumlu gittiği ancak hizmet enflasyonundaki direncin hala bir risk unsuru olduğu vurgulanıyor. Kira, eğitim ve sağlık gibi kalemlerdeki fiyat artış hızının, temel mal enflasyonuna göre daha yavaş gerilemesi, bankanın ihtiyatlı duruşunu koruyacağını gösteriyor. Analistler, 2026 yılı sonu için hedeflenen %20’li seviyelere ulaşmak adına Merkez Bankası’nın şahin duruşunu bir süre daha sürdüreceği görüşünde birleşiyor.
Piyasa Beklentileri ve Dolar/TL Tepkisi
Faiz indirimine rağmen Dolar/TL kurunun 43,40 bandında dengelenmesi, piyasanın bu indirimi önceden fiyatladığını gösteriyor. Ancak uzmanlar, faiz indirimlerinin devam etmesi durumunda reel getirinin azalabileceği konusunda uyarıyor. 2026 boyunca enflasyonun %30 bandının altına sarkması durumunda, TCMB’nin faizleri kademeli olarak %30-32 seviyelerine çekmesi bekleniyor. Bu durum, mevduat faizlerinden kaçan yatırımcının yeniden Borsa İstanbul’a yönelmesine neden olabilir.
Yatırımcı Ne Yapmalı?

Yüksek faiz döneminden ılımlı faiz dönemine geçiş aşamasında, nakit zengini ve borçluluğu düşük şirketlerin ön plana çıkacağı bir yıl bizi bekliyor. Bankacılık sektörü ve holdingler, faiz indirim döngüsünden en olumlu etkilenecek kalemler arasında gösteriliyor.
