2026 yılı küresel siyasetinde, ABD-Çin rekabetinin zirve yaptığı ve bölgesel güçlerin daha aktif rol aldığı bir döneme tanıklık ediyoruz. Türkiye, bu çok kutuplu düzende hem Batı ile stratejik ortaklığını korumaya çalışırken hem de Doğu ile ekonomik entegrasyonunu artırarak merkez ülke konumunu pekiştirmeyi hedefliyor. Ocak 2026 dış politika raporları, Ankara’nın denge siyasetinde vites artırdığını gösteriyor.
Doğu Akdeniz ve Enerji Jeopolitiği
Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının paylaşımı, 2026’da da dış politikanın en sıcak maddesi. Türkiye’nin sismik arama gemilerinin bölgedeki faaliyetleri ve Mısır ile normalleşme sürecinin meyvelerini vermesi, enerji koridoru projelerinde Türkiye’yi kilit oyuncu haline getirdi. 2026 bahar aylarında yapılması planlanan Doğu Akdeniz Enerji Forumu’na Türkiye’nin davet edilip edilmeyeceği, bölgedeki gerilimin geleceğini belirleyecek.
AB ve BRICS Arasında Türkiye
2026’nın en çok konuşulan dış politika başlığı, Türkiye’nin BRICS ile olan yakınlaşması oldu. Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği güncelleme görüşmeleri yavaş ilerlerken, Türkiye’nin BRICS+ platformuna gözlemci üye olarak katılma talebi Brüksel’de yankı uyandırdı. Ankara, bu hamlesini alternatif değil, tamamlayıcı bir dış politika olarak tanımlıyor.
Bölgesel Güvenlik ve Komşularla İlişkiler
Suriye’nin kuzeyindeki istikrar çabaları ve Irak ile yapılan kalkınma yolu projesi, 2026 dış politikasının güvenlik eksenini oluşturuyor. Türkiye’nin terörle mücadeledeki kararlılığı ile ekonomik iş birliği odaklı yaklaşımı, komşularla olan ilişkilerde yeni bir sayfa açılmasına ön ayak oluyor.

Türkiye için 2026, dış politikada bir fırsat ve risk yılı. Küresel güçlerin yeniden konumlandığı bu dönemde, Ankara’nın yürüteceği akılcı diplomasi sadece bölgesel değil, küresel ölçekte de sonuçlar doğuracaktır.
